|
İSLAMCILAR VE KEMALİSTLERİN İKTİDAR "SAVAŞI"
Bugünlerde İslamcılar ve Kemalistler arasında devlete
hakim olma "savaşı" tırmanmaktadır. Birbirlerini yıpratma ve politik
sahadan ekarte etme çabaları her iki tarafın derin devleti, derin
bir çaba içerisinde. İslamcıların derin devleti henüz pek derinlere
inemiyor, yahutta inmek istemiyor.
Türk devlet geleneğinde bu tarz politik yaklaşımların örneklerine
tarihte çokça rastlanmıştır. Hatta muhaliflerini fiziki olarak yok
etme yöntemi dahi uygulanmıştır. Osmanlı'da yetmiş kadar şehzade
değişik dönemlerde iktidar uğruna babası yahutta kardeşi tarafından
zindana attırılmış ve boğularak öldürülmüşler.
19.yy. Sonlarına doğru Avrupa ulusalcılığından etkilenen militer
milliyetçiler "jön Türkler" hareketi adına örgütlenerek ittihat ve
terakki partisinde Cemal, Enver ve Talat paşalar önderliğinde
iktidara geldiler. Gelir gelmez Anadoluda etnik temizlige başladılar
ve bilinen katliyamlardan sonra kendileride döktükleri kanda boğulup
gittiler.
Onların ardılları ve siyaset arkadaşları toparlanıp Cumhuru kurdular.
Sözde laik, çağdaşlık adı altında, tek din, tek dil, tek bayrak, tek
devlet diktatörlüğü etnik temizlige devam ederken, siyasi
muhaliflerini'de çeşitli entirikalarla yok etmeyi ihmal etmediler:
Ağrı, Zilan, Koçkiri, Dersim katliyamlarının yanı sıra, İzmir
suikastı, Kürd mebusların idamı gibi komplolarla muhalifleri
sindirme politikasını sürdürdüler.
Bu çağ dışı yöntemleri sözde çağdaş medeniyetler adına iki yüzlü
Avrupa'lı mütefiklerinin bilgisi dahilinde, Dönem dönem askeri
darbeler, dönem dönem siyasi partiler tarafından bu tiranik rejim
günümüze kadar devam etmektedir.
1945'lerde Türk İslam sentezini savunanlar Kemalistlerden ayrıldılar.
1950'lerde Demokrat partisinin iktidara gelmesiyle uyguladıkları
anti-demokratik politikaları, Kemalistleri aratır duruma geldi. Bu
İslamo-faşistler 60 ihtilalinde yedikleri darbenin intikamını halk
gençliğinden aldılar. 70'lerde yükselen halk hareketini kan ve
zulümle bastıran güçlerin öncüleriydiler.
Kemalist devlet sosyalist ve Kürd ulusal hareketini bastırmak için
İslamo-faşistlerden kurmuş olduğu paravan örgütlerle onlarca halk
gençliğini katlettiler. Bugün açık kimlikleriyle iktidara gelen
İslamo-faşistler, Kemalistlere meydan okuyorlar. Gerek ırkçı CHP'nin,
gereksede Kemalist nasyonal sosyalistlerin İslamo-fasistlere karşı
muhalefetleri gerici, ırkçı ve statükocu temeldedir. Devrimci
demokrat ve Kürd ulusal hareketlerini bastırma araçlarıdır. Kızıl
elma birlikteligi, ergenekon örgütünün kuruluş amacı, Ermeni, Kürd
ve değişik kimlik ve inançlara düşmanlıktır.
İslamo- faşistler ve Kemalist sözde sosyal demokrat, nasyonal
sosyalistlerin iktidar çekişmeleri onların halka gizli olan gerçek
yüzlerini ortaya çıkarılmış oldu.
Umarım bu çelişkiler - çekişmeler İslamcıların peşinde giden Sunni
Kürdleri, ırkçı "sosyal demokrat" ve nasyonal sosyalistlerin peşinde
giden başka Kürd Alevileri ve bir bütün olarak sağ duyu sahibi
insanları uyarmış olur. Anadoluda değişik dillerin, kültürlerin,
inançların özgürce yan yana yaşadığı hoş görü ve hür iradenin hakim
olduğu, çağdaş sosyal hukuk devletinin inşası için gerçek
muhalefette yerlerini alırlar.
Ali Kutlu
09/04/08 |