“Hamas’a selam, direnişe devam!”
Posted by Mehmet Yıldız on 21/1/2009, 6:59:40
“Hamas’a selam, direnişe devam!”
Bir websayfasının (Dersimnews) verdiği habere göre, Mamekiye’de
bugün (dün?) bir araya gelen bir takım parti ve dernek üyeleri
İsrail’in Gaza Şeridi’ne yaptığı son kanlı saldırıyı protesto
ettiler. İlk görünüşte Dersimliler bakımından bu haberde olağanüstü
bir yan olduğu söylenemez. Mazlum Filistin halkının haklı davasını
destekleyen Dersimliler bu tutumlarını göstermekten hiçbir zaman
çekinmediler. İsrail devleti son saldırı sırasında çocuklar
çoğunlukta olmak üzere binlerce sivil insanı öldürdü, binlercesini
yaraladı, ve binlerce insanı evsiz barksız bıraktı. Holocaust’u
sürekli biçimde sömüren İsrail devleti Filistinlilere 60 yıldır
Holocaust uyguluyor. Düşmanının (Alman Nazilerinin) politikasını
benimseyerek onu varolma stratejisi haline getirmiş olan İsrail
devletinin iğrenç kanlı hikayesi Dersimlilerde her zaman haklı
olarak büyük bir öfke ve tiksinti yarattı.
Yukarıda bahsi geçen haberi olağanüstü kılan gösteri sırasında
atılan “Hamas’a selam, direnişe devam!” sloganıdır. Dersimlilerin
İran yanlısı İslami fundamentalist bir örgüt olan Hamas’a selam
göndermeleri ve Hamas’ın ideolojisine, stratejisine ve eylemlerine
tam destek vermelerini ve eylemlerinin devamını dilemeleri anlaşılır
gibi değildir.
Mazlum Filistin halkının son seçimlerde Hamas’ı seçtiği ve bu yüzden
uluslararası örgütlerin yardımından mahrum bırakıldığı doğrudur.
Mazlum Filistin halkı istediği partiyi seçmekte şüphesiz özgürdür.
Ancak uluslararası kuruluşlar ve devletler sonuçta genel olarak
mazlum halkların kimleri seçtiklerine bakıyorlar ve desteklerinin
düzeyini ona göre belirliyorlar.
Keza Hamas’ın El Fetih örgütü ile giriştiği çatışmalarda 300’den
fazla Filistinli hayatını kaybetti ve Filistin tam bir kaos ortamına
itildi. Filistinlilerin o tarihten beri yaşamları her bakımdan daha
zorlaştı.
Hamas günlük yaşamda ve uluslararası düzeyde Filistinlilere çok
büyük bir zarar verdi. Yalnızca İslami fundamentalist bir örgüt
olmayıp aynı zamanda İran’ın bölgedeki bir piyonu olan Hamas’ı
destekleyen devletler hemen hemen yok gibidir. En büyük bölgesel güç
olmak isteyen İran Hamas’ı Filistin halkının çıkarları doğrultusunda
değil, kendi çıkarları doğrultusunda destekliyor, daha doğrusu
kullanıyor. Hamas İran’dan mali ve askeri destek almak için her ay
ne pahasına olursa olsun belirli sayıda askeri eyleme girişmek
mecburiyetindedir. Hamas her ay İsrail’e belirli sayıda füze
saldırısı yapmak zorundadır. İran ile yapılan anlaşma çerçevesinde
belirlenen füze sayısından daha az füze saldırısı yapan Hamas’a İran
ambargo uyguluyor.
Füze saldırılarının İsrail’e verdiği askeri ve ekonomik zarar çok
sınırlıdır. Hamas İsrail’e karşı ya hiç ya da çok az etkili olan
füze saldırılarıyla daha çok Filistin halkına zarar veriyor.
Ateşkesi bu yolla bozmuş olan Hamas böylece Filistinlileri İsrail’in
hedefi haline getiriyor. Hamas’ın savaş felsefesi “askeri kayıp
verme” ile “askeri kayıp verdirme” yi kapsayan rasyonel bir
muhasebeyi kapsamıyor. Binlerce Filistinli çocuğun öldürülmüş olması,
şehirlerin yerle bir edilmesi, binlerce insanın evsiz kalması
Hamas’ın umrunda değildir. Hamas her seferinde “galip taraf”
olduğunu ilan ediyor ve yine İran bunu her seferinde kesin olarak
teyit ediyor.
Hamas’ın verdiği savaş yukarıda da belirttiğim gibi askeri, ekonomik
ve hümaniter kaygıları içeren bir muhasebeye dayanmıyor. Hamas
Filistinlilerin çıkarlarını düşünmekten ziyade barış ortamının
mutlaka bozulmasını isteyen İran’a hizmet etmeyi bir numaralı
öncelik haline getirmiştir. Hamas seçimlerde çoğunluğu elde etti,
ancak Hamas demokrasi düşmanı İslami fundamentalist bir partidir.
Hamas’ın mevcut politikası hiçbir bakımdan Filistin halkının
çıkarına değildir. Hamas’ın “Filistin halkı özgürleşsin, ancak
Filistin halkı mümkün mertebe daha az kayıp versin ve daha az acı
çeksin” şeklinde özetlenebilecek bir felsefesi yoktur. Hamas İran’ın
elinde bir piyondur. Mamekiye’den yükselen “Hamas’a selam, direnişe
devam!” sloganı onun için “Biji Serok Apo” sloganı kadar akılsız ve
küçültücü bir slogandır. Her iki slogan arasında doğrudan bir
nedensellik (causality) bağı vardır. Bu slogandaki Şafilik kokusu
bizi İdrisi Bitlisi’nin moral filozofu olan Yavuz Selim’in
Şeyhülislamı Müftü El Hamza’nın o karanlık günlerine geri götürüyor.
Mehmet Yıldız
21/01/2009
|
Me di vê belavokê de
çareserîya pirsa kurd û Kurdîstanê danîye ber çavan. Em bang û gazî li
kes, sazî, rêxistin, rewşenbîr, tezgeh û tendensên sîyasî, demokrat û
humanîst dikin ko piştgirîya banga me bikin.
Berdewam>>>
|