Ergenekon operasyonu ve doğru tutum

      Posted by Mewla Benavî on 11/1/2009, 15:50:56

      Bazı çevrelerin son ergenekon operasyonu ile ilgili tavrı hoş değil. Bu takıma göre Yalçın Küçük Ergenekon’cu olamaz. Çünkü Yalçın Küçük deli, ‘bilim’ adamı, ya da komplo teorileri uzmanı. Onursal Sabih Kanatoğlu da Ergenekoncu olamazmış, generaller zaten olamaz. Geriye sadece İbrahim Şahin ve gibileri kalıyor. İbrahim Şahin ve gibileri ise sadece tetikçi. Yakalanıp yakalanmaması sisteme kiymeti harbiyesi yok. Piyondur ve harcanmak içindir.

      Ergenekon Kürt düşmanlığı üzerine kurulmuştur. Esas amacı Kürtleri baskı altında tutmak ve mümkünse tamamen ortadan kaldırmaktır. Ergenekoncuların bir kısmının eskiden Gladiocu olması bu gerçeği değiştirmez. Zaten eğer NATO ve ABD eskisi gibi, Kürt’lere karşı Egenekon’u destekleseydi, bu takım belki ayrı örgüt kurmaz ve Avrasyacı olmazdı. Yani Ergenekonun şah damarı Kürt ve Kürdistan’dır.

      Yalçın Küçük, Sabih Kanatoğlu, Tuncer Kılınç, Yaşar Eruygur, Hurşit Tolun, Levent Ersöz, Hasan Atilla Uğur, Veli Küçük, Doğu Perinçek ve diğerlerini birleştiren, Kürt ve Kürdistan meselesidir. Dolayısıyla Ergenekon’un ilgi odağı da Kürdistan ve PKK’dir.

      Sağcı veya solcu, Ergenekon’cuların büyük bir kısmı, şu veya bu şekilde, Apocular ile ilişkilidir. Doğu Perinçek ve Yalçın Küçük değişik dönemlerde PKK yöneticiliği yapmıştır. Hakeza Hasan Atilla Uğur, Abdullah Öcalan ile Suriye’de görüşüyor. Abdullah Öcalan, Ergenekon’un emri ile, Rusya’da kayıpken gidip kendisi ile görüşüyor. Abdulah Öcalan, Veli Küçük’ün etrafta PKK’nin Ergenekon’un, denetiminde olduğunu söylediğini belirtiyor. Vedat Yerener, Ümit Özdağ, Tuncay Özkan gibi aşırı ulusalcı geçinenler de PKK ile direk ilişkide bulunmuşlar. Deşifre olanlar bunlar ve deşifre omayanlar çok çok daha fazladır.

      Ergenekon savcısı Zekeriya Öz’ün Tuncay Güney’e sorduğu sorular; Veli Küçük’ün PKK ile oldukça içli-dışlı olduğunu gösteriyor.

      Yalçın Küçük Kalemler Kılıçlar adlı programların birinde Qendil’den sürekli haber aldığını ve Orayı (Qendili) da ele geçiriyoruz. diyordu.

      Yalçın Küçük’ün PKK ile ilişkisi ‘sürgün’ vaya fikri düzeyde değil. O fiili olarak PKK’da yöneticilik yapmıştır ve kendisine o görevi veren de Ergenekon örgütü olmalıdır.

      Yalçın Küçük ART Avrasya TV de katıldığı programda, “gönüllü sürgün’e gidişini şöyle izah ediyordu:

      “Bir kısmını söylüyorum, tamamını söylemiyorum, kimseyi incitmemek için"

      Art-Gündeme dair 2008-11-23 Video sekvensin hazırlandığı tarihtir. Program ART de canlı olarak aynı ay ama daha önceki günlerde yayımlanmış olabilir.

      Yalçın Küçük'ün 'sürgün'de Fransa'ya yerleşmesi tesadif olmamalı. Kendisnin Halep doğumlu olması hikayedir. OYAK bağlantısı önemlidir.

      Yalçın Küçük PKK yöneticisi olduğu zaman Kürt kafasını sevdiğini söylüyordu. Kesilmiş Kürt kafalarını seviyor. Savaş çığırtkanlığını yaparken, Kürtler’in savaştan hiçbir kazançlarının olmadığını biliyordu ve Kürtler’e savaşın, savaşın ki kafalarınız kesilsin diyordu. Sevgili kardeşi’ne dayanarak nasıl daha fazla Kürt kafası kesilir planını yapıyordu.

      Yalçın Küçük Fransa’dan hapishaneye döndüğünü yazıyor. Evet hapishaneye döndü, ama kalırsa Fransa ve Avrupa’nın kendisi için cehennem olacağını gördü.

      1997 sonrasında, Suriye ve Avrupa, Yalçın Küçük ve Abdullah Öcalan için artık güvenlikli değil. ABD’nin Ortadoğu ve Kürdistan politikası berraklaşmıştır. Artık OYAK Yalçın Küçük’ü Fransa’da, Ergenekon Abdullah Öcalan’ı Suriye’de barındıramaz, kuruyamaz. Abdullah Öcalan için Yunanistan ve Rusya’yı deniyorlar. Her iki devlet de kabul etmiyor. Her ikisi de yuvaya dönüyor. PKK içerisindeki Kürtler hala bunu anlamıyor.

      Fransa OYAK’ın merkezidir. Alatin Çakıcı (Tuncay Güney, Doğu Perinçek mafya babasını bir devlete peşkeş çekiyordu diyor. Peşkeş çekilen Alatin Çakıcı mıdır?), Yalçın Küçük, bağırsak pisliği Ertaç Tınar—Ertaç Tınar; Hizbullah, JİTEM, Ergenekon ve Özel Kuvvetlere dışardan silah temin eden kişidir. Batman valisi (1993-1997) Salih Şarman’da bu pislik aracılığı ile Hizbullah ve kurduğu katil sürüsüne silah temin etmiştir. 1999’da Milliyet gazetesine yaptığı açıklamada [Bazı arkadaşlarım "Türkiye bağırsaklarını temizleyecek. Sen bir süre Fransa'da kal" dediler] —ve kalın pislik OYAK’ta barındı.

      Yalçın Küçük, Zekeriya Öz veya mahkemeye “ben devlet için çalıştım, görevli gittim, aman ne olur beni bırakın” diyebilir. Ama öyle midir? Diğer Ergenekoncular gibi onun da etnik bir projesi yok mu?

      Fransa’ya gitmeden önceki dönem için, katilleri ile göz göze geldiğini, nefeslerini hissetiğini yazan, söyleyen kendisi. “Kahraman asker”, katillerini deşifre etsene. Belki Ergenekon olmadığın konusunda delil olur. Ya da hala “devlet ve milletin birliği” yalanını yutturmaya mı çalışacaksın?

      Ergenekon operasyonu başlar başlamaz, SKY TV’deki Kalemler Kılıçlar programını bitiren kendisi. Başka TV’lerin teklifini geri çeviren kendisi, ama programın bitirilmesini başkalarına yükleyen de kendisi. Bu pisliği de başakasına minnet olarak satmaya çalışıyordu. Gelin’in babasının Prof. Ergun Özbudun—yeni anayasa taslağını hazırlayan prof.—olduğunu söyleyerek, kurunmaya çalışırken, esasında Prof. Ergun Özbudun’u kuruduğunu söylüyordu. İşte bu kişi oğlunu bile deşifre ederek kendisni kurtarmaya çalışıyor.

      Ergenekon bir Türk örgütü değil. Şamil Tayyar Kafkas örgütüdür diyor. Kafkas çok yuvarlak bir tanım.

      Yalçın Küçük; İlhan Selçuk’un Ermeni olduğu iddiasını kendi kitaplarına almıştır. Doğu Perinçek ve Veli Küçük’ün Ermeni oldukları iddiaları, Ergenekon belgelerinde var. Sevgi Erenerol’un Ortodoks olduğu biliniyor. Azeriler boşuna mı Veli Küçük’ü deşfre ettiler? Mizgin Bingöl’ün iddiası bu.

      Yalçın Küçük, kendisinin de Sabetayist olabileceğini söylüyordu. Yalandır. Yaşar Büyükanıt ve İlker Başbuğ’a düşmanlığını gizlemek ve söylediklerini inandırıcı kılmak için yalan söylüyor.

      Ergenekon’un Ermeni veya Ortodoks olduğunu kabul etmek kolay değil. Zordur ama öyle görünüyor. Ergenekon’un Hırant Dink’in katili olması ve aynı zamanda Ermeni veya Ortodoks olması olayı daha da karmaşıklaştırıyor. Ama Hablemitoğlu’nu, Uğur Mumcu’yu, Ahmet Taner Kışlalı’yı öldürenin de Ergenekon olduğu iddia ediliyor. Cumhurriyet gazetesine bomba atan; Danıştay’da hakim öldüren de Ergenekon ve sokaklarda Türk milliyetçliği çığırtkanlığını yapan da Ergenekon.

      Örgütün beyin takımını suçsuz kabul edip, sadece tetikçiler ile uğraşmak, sadece tetikçileri cezalandırmak hiçbir siyasi ve hukuki gerekçeye dayandırılamaz. Eğer Türkiye geçmişi veya yakın geçmişi ile hesaplaşacaksa, örgütün beyin takımını yargılamalı.

      Elbette örgütün beyin takımı aynı zamanda Türk devletinin elit takımıdır. Bunlar Türk devleti adına hareket ettiler.

      Ama yüzlerce ve binlerce Kürd’ün katline sebeb olmuş, Kürdistan’ın yıkılıp yakılmasında, talan edilmesinde görev almış, karar vermiş olanları bu işin dışında tutmak hiçbir şeyi çözmez.

      Türkiye’de büyük belalardan kurtulmanın tek yolu, Kürt katillerini yakalayıp yargılamaktır.


      benavime@hotmail.com

       

     

 
Me di vê belavokê de çareserîya pirsa kurd û Kurdîstanê danîye ber çavan. Em bang û gazî li kes, sazî, rêxistin, rewşenbîr, tezgeh û tendensên sîyasî, demokrat û humanîst dikin ko piştgirîya banga me bikin.   Berdewam>>>